Yuval Noah Harari’nin yapay zekâ üzerine yaptığı konuşmalarda kullandığı cin hikâyeleri benzetmesini oldukça düşündürücü buluyorum. Harari, dünyanın farklı kültürlerinde farklı biçimlerde karşımıza çıkan cin ve dilek hikâyelerindeki ortak bir noktaya dikkat çekiyor. Bu hikâyelerde temel problem çoğu zaman cinin yeterince güçlü olmaması veya insanın dileğini gerçekleştirememesi değildir. Asıl problem, insanların ne istemeleri gerektiğini bilmemeleri ve yanlış şeyleri dilemeleridir. Cin kendisinden isteneni yapar; hatta bazen dileği kelimesi kelimesine ve kusursuz biçimde gerçekleştirir. İnsan ise istediği şeyi elde ettikten sonra bunun aslında arzuladığı sonuç olmadığını veya dileğinin öngöremediği sonuçlar doğurduğunu fark eder.