Yapay zekâ tarafından üretilen içeriğin nasıl ayırt edileceği uzun süredir teknik bir tartışma konusuydu. Bir metnin diline, kelime seçimlerine veya cümle yapılarına bakarak “bunu bir yapay zekâ yazmış olabilir” diyen sınıflandırıcılar geliştirildi; görseller için metadata ve görünür filigranlar kullanıldı; kriptografik imzalar ve içerik kökenini izleyen standartlar üzerinde çalışıldı. Ancak Ağustos 2026 itibarıyla konu yalnızca araştırma laboratuvarlarının veya güvenlik ekiplerinin meselesi olmaktan çıktı. Avrupa Birliği’nin Yapay Zekâ Tüzüğü’nün (AI Act) şeffaflığa ilişkin hükümlerinin uygulanmaya başlaması, üretken yapay zekâ sağlayıcılarını doğrudan teknik önlem almaya zorluyor.